login
The COLOR OF LIFE Group

About

Description
Yaşamın sekizinci rengini bulmak için çıkılan yol...
Basic
date created
Mar 17th, 8:58am
creator
group privacy
public

Recent Forum Activity

Title
 
Replies
 
Last Updated
 
0
 
Jun 8th, 6:22pm

Featured Music Playlist

To listen to music and watch video on imeem, you'll need at least Macromedia Flash Player 9 and JavaScript enabled in your browser.

Featured Video Playlist

To listen to music and watch video on imeem, you'll need at least Macromedia Flash Player 9 and JavaScript enabled in your browser.

Recent Media

05. Engelli Kosu.mp3
(Duration: 4:13)
Aug 14th, 10:00pm
01. Ben Sen Olamam.mp3
(Duration: 4:09)
Aug 14th, 9:42pm
Illa - Nil karaibrahimgil
(Duration: 3:43)
Aug 9th, 9:11pm
SON ÖPÜCÜK.mp3 - asl güngör
(Duration: 4:11)
Aug 9th, 8:48pm
Hadi Gel İçelim.mp3 - Yüksek Sadakat
(Duration: 4:13)
Aug 9th, 8:40pm
Baris Manco - Gule Gule Oglum
(1 Video)
Jun 18th, 6:55pm
Yalanci Bahar
(2 Videos)
Jun 12th, 8:04pm
Yesil Bursa Goruntuleri
(1 Video)
Jun 11th, 4:10am
RssFeed

Blog Posts

blog post Bir Dilek Tut Benim İçin
Category: The Color of The Life
Posted: Oct 11, 2009 at 6:12 PM
By The Secret Garden
bozcaada yalnızlık

Mutlu aşk yoktur sevenler ateşe yürür bile bile
Bir dilek tut bari benim için sadece huzur dile
Hadi bi güzellik yapta efendi gibi git yoluna
Git istediğini sev istediğini al koynuna

Photobucket

Aşk değil bu can çekişmek ne uğruna
Nihayet demir attım kalbi kırıklar koyuna
Mutlu aşk yoktur sevenler ateşe yürür bile bile
Bir dilek tut bari benim için sadece huzur dile
Dün sabah saksılara sakız sardunya ektim

Photobucket

Sigarayı bıraktım temiz havayı içime çektim
Resimlerimize baktım bi sade kahve içtim
Düşündümki dünyaya gelirken de tektim
Mutlu aşk yoktur sevenler ateşe yürür bile bile
Bir dilek tut bari benim için sadece huzur dile
blog post KOMÜNİZM ÖLDÜ AMA FIKRALARI YAŞIYOR!!!
Category: G.A.G.
Posted: Sep 25, 2009 at 9:36 PM
By The Secret Garden
Photobucket


ŞEYTANLA KONUŞMA

Brejnev, Nixon’ı ziyaret eder. Nixon masasındaki kırmızı telefonla şeytanı arar ve 15 dakika konuşur, yardımcısı, “Bu konuşma bin 500 dolar tuttu” der.

Brejnev, Moskova’ya döner ve yardımcısına “Bana şeytanı ara, Amerikalılar konuşabiliyorsa, ben de konuşurum” der. Şeytanla 15 dakika konuşup kapattıktan sonra yardımcısına sorar: “Bu konuşma ne kadara patladı bize?”

Yardımcı cevap verir: “5 cent efendim!” Brejnev şaşırır: “Niye bizimki o kadar ucuz?” Yardımcı: “Çünkü Amerikalılarınki milletlerarası tarife, bizimki şehir içi.”

VAYYY,NE CESARET

Romanya lideri Çavuşevsku ile Reagan ve Gorbaçov lüks bir kruz gemisinde seyahat eder. Köpekbalıkları etraflarını sardığında Reagan şov yapmak için saatini denize atar ve korumasına seslenir: “John, git ve saatimi getir.”

Koruma düşünmeden suya atlar ve saati getirir. Kalabalık “Vaay, ne cesaret!” der. Gorbaçov altta kalmaz saatini atar, koruması atlar getirir. Kalabalık “Vaay, ne cesaret!” der. Çavuşevsku aynı şeyi yapar. Koruması kıpırdamaz. “Hayatta atlamam efendim” der. Kalabalık “Vaay, ne cesaret!” der.

BEŞ DAKİKA

Sibirya’daki bir hapishanede üç tutuklu sohbete dalar. Birincisi: “Beni hapse attılar çünkü fabrikaya hep 5 dakika geç geliyordum. Sabotaj yapacağımdan şüphelendiler.” İkincisi: “Ben hapisteyim çünkü fabrikaya hep 5 dakika erken geliyordum. Ajan olduğumdan şüphelendiler.” Üçüncüsü: “Ben fabrikaya hep zamanında geliyordum. Batı icadı bir saatim olduğu için hapse atıldım.”

KİM ÖKSÜRDÜ

Stalin fabrika işçilerine bir konuşma yapar: “Sovyetler Birliği’nde bizim için en değerli şey insan hayatıdır.” Bu sırada salondan birinin öksürük sesi gelir. “Kim öksürdü” diye sorar Stalin. Ses yok. “Pekala o zaman NKVD’yi çağırın.” Stalin’in polis teşkilatı NKVD ellerinde yarı otomatik silahlarla girer ve fabrikadaki işçileri taramaya başlar. En sonunda fabrikada 7 kişi kalır. “Kim öksürdü?” diye bir kez daha sorar Stalin. Bir adam elini kaldırır. “Feci şekilde grip olmuşsunuz. Hemen arabamı alın ve bir hastaneye gidin” der, Stalin.

CEHENNEM BEĞEN

Adamın biri ölür, arafta ona iki seçenek sunulur: Ya komünist cehenneme gideceksin ya da kapitalist cehenneme! Adam kapitalist cehennemin kapısına gider, Ronald Reagan’la karşılaşır, nasıl bir yer diye sorar. Reagan cevaplar: “Burada adamı önce diri diri kızgın yağa atarız, sonra da kör bıçaklarla küçük parçalara ayırırız.” Adam hızla uzaklaşıp komünist cehenneme gider. Kapısının önünde uzun bir sıra olan cehennemin başında Karl Marx vardır. Burası nasıl diye sorar. Marx cevaplar: “Burada adamı önce diri diri kızgın yağa atarız, sonra da kör bıçaklarla küçük parçalara ayırırız.”

Adam şaşırır: “Kapitalist cehennemden farkı yok, neden millet buraya girmek için sıraya giriyor?” Marx cevaplar: “Çünkü genellikle yağımız biter, çoğunlukla bıçağımız da yoktur...”

HANGİ KUYRUK

Moskova’da bir votka dükkânının önünde beş kilometrelik uzun bir sıra vardır. Adamın biri içinde bulunduğu duruma çok sinirlenir ve Gorbaçov’u öldüreceğim diye sıradan çıkar. Bir saat sonra döndüğünde sıradakiler sorar: “Gorbaçov’u öldürdün mü?” Adam, “Hayır” der, “Onun sırası daha da uzundu.”

STALİN'İN PİPOSU

Gürcü delegeler Stalin’i çalışma odasında ziyaret eder. Görüşme bitip delegeler odadan çıkarken Stalin piposunu aramaya başlar. Kağıtların altına, masaya bakar bulamaz. Bunun üzerine siyasi polis şefi Lavrenti Beria’yı çağırır: “Gürcüleri koridorda yakalayıp bak bakalım. Pipomu onlardan biri mi almış?” Beria koşarak çıkar. Bir süre sonra Stalin piposunu masanın altında bulur. “Beria, gel buldum pipoyu gerek kalmadı.” Beria cevap verir: “Biraz geç kaldınız efendim. Delegelerin yarısı piponuzu aldığını itiraf etti. Geri kalanı da sorgulama sırasında öldü!”

AFRİKALI ÇIPLAKLAR

Stalin bir gün limuzininde şoförüyle sohbete dalar. “Söyle bakalım, devrimden sonra daha mı mutlu oldun, daha mı mutsuz oldun?” Şoför cevap verir: “Daha mutsuz oldum çünkü devrimden önce iki tane takım elbisem vardı, şimdi bir tane var.” Stalin karşılık verir: “Ohoo, sen haline şükret. Afrika’da halk çırılçıplak koşturuyor!” Şoför sorar: “Öyle mi? Onların devrimi ne zaman olmuştu?”

İKİ İSKELET

İki iskelet Kiev sokaklarında karşılaşır. “Merhaba” der bir tanesi, “Sen ne zaman öldün?” Diğeri cevap verir: “1932’deki Büyük Kıtlık’ta. Peki ya sen?” İskelet “Tanrı’ya şükür, henüz ölmedim” diye yanıtlar. Diğeri onu uyarır: “Şşşt, bugünlerde Tanrı’ya değil, Stalin’e şükretmelisin. Ancak Stalin öldüğünde tekrar Tanrı’ya şükredebilirsin!”

Hayirli bayramlar eid mubarek

Her bayram sabahında umut dolar gönlüme
Geleceksin sanarak yollarına bakarım!
Sensiz geçen günümde kaybolan umudumu
Umudumda yaşatır yüreğime atarım!

Hayirli bayramlar eid mubarek

Bu gün bayram olmuş neye yarar ki
Yine yol beklerim gelenim olmaz
Gözler yaşlı olur dert aleminde
Gözlerin yaşını silenim olmaz!

Hayirli bayramlar eid mubarek

Her bayram sabahında akıl kalır yollarda
Geleceksin sanarak yollarına bakarım
Avuttukça içimde hüsran olan yılları
Gözlerimden çığ olup yüreğime akarım!

Hayirli bayramlar eid mubarek

Bu gün bayram olmuş neye yarar ki
Şimdi ne haldeyim bilenim olmaz
Hasret kervanında ben bir başıma
Giderim Teselli verenim olmaz!

M Levent ÖZGEÇ
Mısralar da Ağlar Kitabından

Hayirli bayramlar eid mubarek

Hayirli bayramlar eid mubarek
blog post TENİMDE..FISILTILAR.....
Category: CAN DÜNDAR
Posted: Sep 12, 2009 at 1:54 PM
By KAPIDAĞLI .BALIK ..ROKA..RAKI.
bastı dallarımı benim de
kasıklarındaki çehiz sandığı kokusu
kara dut dalı
tende yırtılan çığlık



Same Old Blues - Captain Beefheart And The Magic Band



HIPISH - Lots of Comments



I pressed my branch at
çehiz chest in the groin smell
black mulberry branch
The cry of tears in the skin



HIPISH - Lots of Comments



TENİMDE FISILTILAR


geceydi, karanlıktı, tenimde sen fısıltıları
ay oldum, gölgemi verdim sularına
ayıldım mercan geceyi vurunca
kasıklarda atıyor şah damar sanrılar renginde
ateşi, ses ile heceledim, ten med cezirde
ellerim duvarda tırnaklarım kireç badana
sesinin gölgesinde ellerin ben kokuyor

baharat ben, mercan ben, arzu ben…

…/ düşümde kal, çıkma, bileyim ellerimi sıkı sıkı tuttuğunu


gönül sabreyle, geçmişin sokaklarında hatıralar saklı sevinçler
dinlemeli koca çınar ne gölgesinde üzünçler ne de hüzünler
cilveli bahar şarkısını fısıldıyor geceye dolan leylak kokularında
büyülü kapının tokmak tıkırtısıyla işleniyor yüreğe nakışlar
sözcükler kıpırdanıyor o meşru melteminde girizgâhın
yakalanmasaydı anlar akreple yelkovan avında
ah, böyle sevildiğimi bilir miydim yazılmasaydı şiirler

erguvan ben, leylak ben, morun işvesi ben…

…/ bak seni işliyorum işte kendime, çıkarıp çıkarıp şiirlerden


ayazlardan kopuyor çığlığım çatıdaki sarkıtlar ile
yüreğimin yıkık duvarlarına vuruyor yağmurun sesi
tumturaklı rüzgarlarda başköşemde bir serçenin kanat çırpıntısı
özlemin uğrağına nefesin düşüyor yar, yaram sızlıyor
kal içimde, kaldıkça şarkılarımdan bir yudum da sen al
her şafakta, alevli bir meşaleyle tıklat kapımın aşk mandalını
duru gülüşlerinle sun bana soğuktan üşümüş ellerini
öykülere kahraman epik söylemlerle kanat benliğimi
saklan göğsüme, serpilen yağmur damlalarıyla ıslat bedenimi
bir çiyin tanesi gibi yürü içime, deniz bakışlarınla yık derbendimi

iris ben, şiir ben, aşk ben…

…/ geldin ya kulaç kulaç denizlerden, ben o gün ağladım…


bir sürgün türküsü gibi güze dökülüşüm
bir yanı gülen bir yanı ağlayan resmimdir aslolan
iniltili iç çekişler, ürpertili dokunuşlar ipeğe dokunan
sözün ham olsun isterse, dudakların dudaklarımda bal
unutma baharlarını, sonbahar gölgeleriyle şiirlerime dal
işle beni tahta tabaklara, özledikçe kaşık kaşık gönlümü al
fısıltılarını damlat ruhuma, geçsin bedenimden esrik bir hal
bütün utkularım seninle yaşanası, tanıklığım sevdanadır yar
bırak, aynalara düşsün izdüşümün, tenimin kıyılarında dolaşsın bir sal
her gece düşlerimde yuvarlan, istersen sonsuza kadar çırılçıplak kal
zapt etme tutkularımı, ya özlemim gibi ol, ya da beni benden al

şehr-i düş ben, ateş ben, şeyda ben…

.../ görmeyecekler bizi, şehrin sokaklarında çırılçıplak yürürken


RENGİN ALACAATLI


HIPISH - Lots of Comments
blog post biz..yane ikimiz...
Category: CAN DÜNDAR
Posted: Aug 23, 2009 at 1:38 PM
By KAPIDAĞLI .BALIK ..ROKA..RAKI.


Özcan Deniz (2007) - Nasip Degilmis - ozcan deniz


Free Image Hosting Collage Pictures Collage Pics




Gönderen: Kibar TAVASAV
Alan: kapıdağlıxxx
Tarih: 14.07.2009 11:13:00
Konu: :))))
---
İkimiz ateş parçasıyız



biz ikimiz /
tuvalde kesişen iki çizgiyiz /
kaderin fırçasından süzülen
biz ikimiz /
iki yonca yaprağı /
iki karınca yoldaş /
veya iki yaban güverciniyiz gökyüzünde süzülen
biz ikimiz /
iki sürgün dal /
iki yapışık yemiş /
iki üzüm tanesiyiz bir damakta öğütülen
biz ikimiz /
yan yana iki azı dişi
biz ikimiz /
birbirine eş iki kişi
biz ikimiz /
dumanı tüten somunun karıldığı
tahtadan bir ekmek teknesi
biz ikimiz /
bir balıkçının fırtınalı havalarda denize açılıp /
evine kuşluk getirdiği lokma teknesi /
kısacası biz ikimiz /
bir yudum hava /
biraz su /
çokça ateş /
ve toprak parçasıyız sevgilim

Free Pics Collage Pics Photo Sharing


From: Kibar TAVASAV
Area: kapıdağlıxxx
Date: 14.07.2009 11:13:00
Topic: :))))
---
We are part of fire



We both of us /
are two lines cross in canvas /
filtered from the brush with fate
We both of us /
two-leaf clover /
two ant companion /
or two wild pigeons perched in the sky that are
We both of us /
Two exiled branch /
Two conjoined eaten /
There are two grapes in a grind on the palate
We both of us /
side by side, two less than the female
We both of us /
together two people wife
We both of us /
smoke smoking nuts are profit
a bread board boat
We both of us /
The stormy weather out to sea and a fishing /
bite boat brought home tea /
in short, we both of us /
a draft air /
some water /
much fire /
parts are dear and soil

Funny Pics Free Image Hosting Free Pics
blog post SON SAHNE
Category: ÖZHAN HAKAN
Posted: Aug 23, 2009 at 1:00 PM
By rengin
Photobucket



Son Sahne

şair ölüme,ölüm şiire,şiir vedaya yazılır...

-I-
an ve gün;
karışmış birer yalnızlıktır
her an biri çalınır yalnızlığından
ya yalnızlık yara açar bir yerinde
ya yaranın kendisi olur yalnızlık her yerinde

hayat;
siperden sipere vurulduğun savaş,
sürülmüş bir mermidir
sıktıkça kendini kanattığın....

ıslanmak için güneşten çalınmış
hazin bir hazan yağmurundan,
günleri çalınmış mevsimlerden,
bölünmüş bir aşkın her ânından ve âhından
bir gün seçmeli insan
ya bütün ömrünün son günü
ya geriye kalanın ilk günü olmalı
çünkü;
kül olur ateşte kul,
yangını eski bir haber olur...

kaç kez döner bir insan ölümden?
kaç ölüm döner ruhu çalınmış bir bedenden?

evden dönülür,işten dönülür
piknikten hatta aşktan dönülür
ama dönülmez ki ölümden!
dön!
dön de gör daha nelerden,nerelerden döndüğünü...
dönersem ıslık çalarım belki filmdeki gibi
bir yaprağa çiy düşer dönersem
çiy düşer ölüme ölemediğim yerde

Varsın yokluğumda yas tutmasın bu kent,
varsın bir daha ıslanmasın yağmurlar
sussun nefesim sonsuza dek...
susayan bir çöle dönsün suskun hasretim
bir seraba dönsün ömrüm yokluğunda
varsın terkedilmiş bir takvim olsun yokluğunu vuran zaman
bedenimde ruhumdan geriye bir şey kalmasın varsın
çünkü sen de bu bedende
yok olmuş yüreğim kadarsın...

-II-
bir tren garında söylenecek ne varsa
söyledim farzet,
bu şarkı,bu şiir,bu film bitecek
sabret...

birazdan kalkacak trenim
gözlerine boş vagonlarla bakıp
raylara uzatılacak ömrüm
ödüm kopuyor ey yaşamak
ölümse benden de korkak...

uzak şehirlerde bıraktım sevişmelerimi
sonra
acılarımı,sancılarımı,sevdiğim bütün eşyalarımı
kardeşime bıraktım.
sana şiirlerimi ve seni,
sancılarımı geceye,
bu can,bu yaşam artık uzak bir diyar
sabaha ise hazin bir intihar...
...........................................bıraktım.

bir tekerleme takıldı tekerleğime
dönemez keder,
söyler misin be usta;
beşi beş paradan beş yara ne eder?

ey kül aşk!
ey yok olmuş can!
mevsimlere böldüm seni
bahar olsun bir yüzün,kara kış öbürü
ama artık
yaşımdan çok yaşadım -yaşanmasa da olurdu- bir ömrü...



Özhan Hakan




Canzona - Secret Garden
blog post AYSUMAN
Category: ŞİİR SEÇKİLERİ
Posted: Aug 20, 2009 at 11:07 AM
By rengin
Photobucket


Aysuman

Sana geldim Aysuman Aysuman sana geldim
Mesafe gözetmedim yıldızlar aylar aştım
Vurgun yedim solumdan halden hale bulaştım
Çok üşüdüm ıslandım ve ben döndüm dolaştım
Sana geldim Aysuman Aysuman sana geldim

Aysuman yalvarırım sevinmiş gibi görün
ihanete uğradım her şey kaldı her şeyde
Ne dünya ne mal ne mülk gözüm yok hiç bir şeyde
Ne olur böyle susma konuş söv bir şeyler de
Aysuman yalvarırım sevinmiş gibi görün

Aysuman bu gördüğün benim; vallahi benim
Sen hece seversin ya sana hece getirdim
Kendimi şiir şiir anlatarak bitirdim
Sanma yolum şaşırdım sanma aklım yitirdim
Aysuman bu gördüğün benim; vallahi benim

Elimi tut Aysuman çocuk yanıma dokun
Ben üç günlük dünyanın üçüncü günündeyim
Arkamda ter kokusu ben terimden öndeyim
Tut beni dokun bana daha sana ne deyim
Elimi tut Aysuman çocuk yanıma dokun

Benden arta kalanla kalır mısın Aysuman
Yalancı bandıralı gemilere yük verdim
Hanlar hamamlar gördüm hamiline çek verdim
Verilecek ne varsa en sonuna dek verdim
Benden arta kalanla kalır mısın Aysuman

Sol yanıma Aysuman solunla sokulsana
Güneş ay yıldız bulut göğü yere indirme
İçimde ay artığı tek ışık var söndürme
Sitemini et ama beni düne döndürme
Sol yanıma Aysuman solunla sokulsana

Aysuman ay kocaman yine de geldim sana
Ay batarken içimde titreyen yer ile ben
Boncuk boncuk alnıma dökülen ter ile ben
Aşkıma öz aşkıma bulaşan kir ile ben
Aysuman ay kocaman yine de geldim sana

Turnalar ah Aysuman Turnayı bilemezsin
Yadırgadın mı yoksa? Gariplik var sesinde
Turna işte o bir kuş gariplik neresinde
Martıyı, kırlangıcı serçeyi bilirsin de
Turnalar ah Aysuman Turnayı bilemezsin

Neylenir ki Aysuman mahcubum neylenir ki
Saçlarını öpmeyi istiyorum eğil sen
Belki çekip giderim sen eski sen değilsen
Ben ne yüzsüzlüklerin yüzünü gördüm bilsen
Neylenir ki Aysuman mahcubum neylenir ki

Aysuman öldür beni, beni ateşlere at
Ben bu ateşi kendi korumla dağlamışım
Ben aklımı bir yeşil rüyaya bağlamışım
Ben bir körün gözüyle bir köre ağlamışım
Aysuman öldür beni, beni ateşlere at

Sarhoş olup birazcık ağlayalım Aysuman
Bilemezdim günlerin bomboş geçeceğini
Bilseydim sever miydim yaban kır çiçeğini
Bir kadeh de sen getir doldur içeçeğini
Sarhoş olup birazcık ağlayalım Aysuman

Ağlayalım Aysuman dizime yakın otur
Dinle beni başımdan geçenleri diyeyim
Ben hep hor kullanılmış değersiz hediyeyim
Dilim yok konuşmaya şaşırdım ne diyeyim
Ağlayalım Aysuman dizime yakın otur

Aysuman ellerini vicdanımdan uzak tut
Vicdanıma koyarsan ellerin kirle dolar
Ellerin saçımdaki gümüş renkleri yolar
Çok uzak şehirlerde yabani güller solar
Aysuman ellerini vicdanımdan uzak tut

Hepsi bundan ibaret Aysuman anladın mı
Tamamı fazla uzun, çok uzun, derin konu
Ne ben sana diyeyim ne de sen tanı onu
Kalp gözümü kör eden yeşilin hain tonu
Hepsi bundan ibaret Aysuman anladın mı

İşte böyle Aysuman gidiyor dönüyorsun
Rüyasına inanıp rüyasına yandığın
Riyasına inanıp riyasına kandığın
Bir çırpıda bitiyor bitmeyecek sandığın
İşte böyle Aysuman gidiyor dönüyorsun

Sana geldim Aysuman Aysuman sana geldim
Şair sandım kendimi şiirle çıktım yola
İki türlü yüz gördüm nasip olmaz her kula
Bu son durak son şiir ve verdiğim son mola
Sana geldim Aysuman Aysuman sana geldim

Eyup Yıldızhan



Soltane-e Ghalbha - Farid Farjad


anlasana - haluk levent



imikimi - Customize Your World!




Şairler ve Sevdaları

Şairler denizi sever.
Yosun kokusunu, ay ışığını,
Dalgaları, kumsalı, çakıl taşlarını

Şairler yakamoz sever.
Martıların şarkılarını,
Deniz kızının göz yaşlarını.
Şairler sonsuzluğu sever.
Kim bilir? Bundandır belki de,
Tutkum, Akdeniz e ve maviye.

Bolat ÜNSAL - AAAAAAAAAAAAA SANKİLİM MARMARA YOKMUŞ GİBİ...):):)




imikimi - Customize Your World!




Poets and Love the

Poets like the sea.
The smell of moss, the moonlight,
Waves, beach, gravel stones

Poets love-wisp.
Martı the songs,
Daughter of the sea of tears.
Poets like eternity.
Who knows? Is that perhaps,
My passion, and the blue Mediterranean Sea.

Bolat ÜNSAL -


imikimi - Customize Your World!



AMAAAAAA.. ŞAİRLER RAKI DA SEVER BENCE...):) KEH ..KEH ..KEH...:):)



imikimi - Customize Your World!



SEVGİLİ rengin teşekkür ederim ..verdiğiniz onur için...
blog post NACI EN ALAMO - YASMIN LEVY
Category: COLOR OF LIFE
Posted: Aug 19, 2009 at 12:10 PM
By rengin
Photobucket


NACI EN ALAMO - YASMIN LEVY


No tengo lugar
Y no tengo paisaje
Yo menos tengo patria
Con mi dedos hago fuego
Y con mi corazon te canto
La cuerda de mi corazon llora
Naci en Alamo
Naci en Alamo
No tengo lugar
Y no tengo paisaje
Yo menos tengo patria
Naci en Alamo
Naci en Alamo
Ay cuando canta
Y con tu alabo
Ay no esta mujeres de chispa



Adsız yerlerden geldim
Toprağım yok
Anavatanım belirsiz

Ateşler yakıyorum parmaklarımla
Ve sana şarkılar söylüyorum yüreğimle
Sadece kalbim yeter her yanı alevlendirmeye

Alamo'da doğdum (veya aşk için doğdum)
Yerim yok, toprağım yok, yurdum yok

Böyledir, bizim kadınlarımız
Acınla şarkını söylediğinde
Yersiz yutsuz olsada seni kalbinin biryerlerinden yakalar
Yakalanıncada ben oyum şuyum buyum deme...Dans et...Sadece hisset...





NACI EN ALAMO - YASMIN LEVY
blog post GECE KORKULARINDAN
Category: CEVAT ÇEŞTEPE
Posted: Aug 18, 2009 at 9:44 PM
By rengin
Photobucket


Gece korkularından

yetmiyor uyumak için, koyunları çit atlarken saymak, yetmiyor
şimdi beynimde en heybetli atları ile atlılar, binlerce cirit atıyor

gece karanlığında üstüme salınarak gelirken, bir sıra uzak kavak ağacı
dalgalı hayaletlerin giysilerine benzetir rüzgar, dibinden vurulan ışıkları
sağıma dönsem boşluktur, solumda binlerce cellat kan içer gözlerimden
artık büyüdüm masalı yırtar kendini, çocukluk günlerime dönerim yeniden
alnımda bir anne dudağı unutturur kimsesizliğimi, kokusunu duyurmadan
korkunun her hecesinden, bin yıldız sararım koynuma, güneş doğmadan
…… uyurum

(ama yetmiyor işte yetmiyor
ellerini istiyorum ellerini, sok göğsümden içeri, sil terlerimi….)

*

kırbaç çığlıklı karanlık kuşlarını ben duyarım, denizler duymaz
ama uyumamışsam eğer hala, bilirim ki yakamozlarda uyumaz

kurşun askerlerimin boğulduğu denizde tanıdım onları, yani yakamozları
ağlıyordum göz yaşımın izini sürerek, birden üstümde buldum dalgaları
şaşırdım sırılsıklam, binlerce ışık olmuştu karanlık, tutuyordu ellerimden
ay düşünce denize, çocuklar yakamoz olup fışkırıyordu oyun bahçelerinden
ama bir hain zıpkın da öylesine aynı renkten parlar ki, ışığın aldatmasından
açıl susam açıl demekle açılmaz dalgalar, kaçamazsın korsan filikalardan
…… sıçrarım

(hayır kalkma yanımdan, kalkma
ayrılmasın omzumdan omuz başın ve sakallarımdan saçların….)

*

çocuk olup kaçsam düşlerime ya da hayalini uyutsam da dizlerimde
kareleri katran kaplı bir bulmacadır, sensizliğin adı böyle gecelerde

gözümü açsam tavan üstüme inecek, kalkıp sigara içsem odam duman altı
bir an aklımdan çıksan ne iyi olur, şimdi seni düşünmenin işte, tam zamanı
sözcüklerimi gitsem toplasam, yakamoz çocukların oyun bahçelerinden
şimdi yazılacak şiir, ıssızlıkta ıslık çalan türkü gibidir, o da gelmiyor içimden
yani sen bir çöl dansının yalnızlığı ve gecenin ayazı değilsin içimi donduran
hasretsin bütün yaşam gibi, ilk satır başımdan önce ama geceme sığmayan
…… uyanırım

(yoksun, demiştim sana, işte yoksun
bir tel saçın olsun, bir damla ter, yatağım sen koksun ne olur…)

Cevat Çeştepe




Bu şiirin hikayesi:

Korkuları yalnızlıklar doğurur..Yalnızlığı ise sensizlik.. Sensizlik korkutur beni.



Child in Time - Deep Purple

Latest Blog Posts

Post
 
Date
 
Oct 11th, 6:12pm
 
Sep 25th, 9:36pm
 
Sep 19th, 9:37pm
 
Sep 12th, 1:54pm
biz..yane ikimiz... (19 comments)
 
Aug 23rd, 1:38pm
SON SAHNE (19 comments)
 
Aug 23rd, 1:00pm
AYSUMAN (7 comments)
 
Aug 20th, 11:07am
 
Aug 19th, 2:19pm
 
Aug 19th, 12:10pm
GECE KORKULARINDAN (12 comments)
 
Aug 18th, 9:44pm