login
zeynep 's Listening to 'Erkan OGUR 1'

Featured Song

To listen to music and watch video on imeem, you'll need at least Macromedia Flash Player 9 and JavaScript enabled in your browser.

About

Description
...Sonra Sustum....Suskunluğumdu artık
konuşan hep durmadan ....Vuslat vurgunu günlerimin hüzzam sevdalarına kulak verdi yine gönül ; öylece kararsız ve yorgun...Derken bir ben kaldım tenhasında gecenin, birde suskunluğum....
*****************************************************
Basic
gender
Female
birthday
July 28, 1979
Network
city
İstanbul
state/country
TR
 
 

Featured Video Playlist

To listen to music and watch video on imeem, you'll need at least Macromedia Flash Player 9 and JavaScript enabled in your browser.

Featured Music Playlist

To listen to music and watch video on imeem, you'll need at least Macromedia Flash Player 9 and JavaScript enabled in your browser.

Latest Blog Posts

Post
 
Date
 
May 29th, 6:29am
 
Mar 13th, 6:32am
 
Mar 3rd, 9:03pm
 
Feb 11th, 4:30pm
 
Feb 3rd, 5:11pm
 
Feb 3rd, 5:02pm
 
Jan 23rd, 9:46pm
 
Jan 21st, 7:38am
 
Jan 20th, 8:08pm
RssFeed

Blog Posts

blog post ''Mecnun Değilsen Sus''
Category: edebiyat
Posted: May 29, 2009 at 6:29 AM
Göğe asılı bıraktığın bu sağnak, nice gönül tarlalarından 'hû' filizlendirdi. Kâinat vecde durdu. Ve... dünya elifle dönüyor, yürekler elife dönüyor. Aşk vesile...

Dünyaya alıştım alışalı, denizi çakıl taşlarından tanıdım. İçimde ney seslerini büyüttüm. Belli ki yine bu ıssız limanda fırtına kopacaktı. Bir muammalı vakitti oysa ki yalnızlıklar.
Aşkın tarifini sordum göçmen kuşlara. Dediler göç... Dediler yanmaktır yaklaştıkça... Onun kaynağından tadan divanedir. Sonra...

Sonra bir şair kesti yolumu... En yüce bir düştür benim aşkım. Görmeye değmez ki küçük düşleri dedi ve ekledi: Mecnun değilsen sus!..

Bense güneşlerin kol gezdiği ufuklar hayâl ederdim alkımlı dünyamda, aşka dair... Düşlerim en kudsî duygularla bezenmişti oysa. Meğer küçük düşlerle avunmuşum...

Muhayyel sevdalar buruyor yüreğimin pencerelerini. Herbiri tül, herbiri hür. Hiç dokunulmamış, hiç yaşanmamış. Hikayelerine hayâl meyal tanıklık ettiğim...

Bu efsane hikayeler sürüldü masama. Bense özgün sözlerin tadına alışıktım. Benim taatım, tahiyyatımdı Rab'le...

Dünyanın perdesini şöyle bir aralayınca, aşka dair birçok şeyin öylesine ortalığa savrulmuş olduğunu hissettim ki; tanınmayacak haldeydi. Kadın olmuştu, para, makam, nefs, hırs, menfaat, sömürü olmuştu. O kutsalı aralarından arındırmak öylesine zordu... Kalan son sevgi sözlerini topladım avucuma.. doldurmuyor bile! Dilden çıkıp, ancak kulağa kadar varabiliyordu; yüreğe değil...

Aşka belki bir adım, belki asırlar vardı ama sevgiyi diri tutmaktı, yaşatabilmekti esas olan. Ucuzcular pazarından kurtulup, sultanlar sofrasına hizmetli olabilmekti... İflah olmaz âşık kisvesini giyebilmekti. Gönülde maya tutup aşka, onu göklere armağan edebilmekti.. uçurtmalara...

Celâl-i Didar'a yâr olabilmekti benim en gerçek düşüm... Sen ezelî ve ebedî, arzsız ve arşsız, cennet ve cehennemsiz, öylesine bir sevdasın ki diyebilmekti... Mevlânaca bir tavır koyabilmekti. Naz makamına ulaşmayı gönül hedefinin tam ortasına yerleştirebilmekti�

Ruhum firdevslere kayarken, dünyanın sahte makyajı bulaşıyor yüreğime. Her renk bir adım daha ulaşılmaz kılıyor seni.
Kalbimde bir dünya kurup, binbirinin yıkılışını venüs bardağında seyretmek gibi bir şey sanırım ulaşılmazlığın...

Ey ulaşılmaz Matlubum!..

Hırçın dalgalar Kahhar ismini vuruyor dünya sahiline, güller Cemal isminle raksa başlıyor bir seher, kuşlar Nur ismini zikrediyor bir şafak kızıllığında...

Bense Vedud coğrafyanda, 'seven' şahsında talibi oynamaktayım. Belki adaylığın adaylığına bile lâyık değilken;

Bende Mecnun'dan füzun âşıklık istidadı var,
Âşık-ı sâdık benim, Mecnun'un ancak adı var... diyebilme cüretkârlığına koşmaktayım...

Belki sadece içimdeki boşlukta çırpınıp durmaktayım...

Ey Rab! Sana ulaşamamak sensizlikte kaybolmak nedir, anlatayım mı?..

Kum fırtınasında, çölde, sağanaklara âşık olmaktır!...

Dünya elifle dönüyor, yürekler elife dönüyor... Aşk...

Heart Pictures, Images and Photos




blog post '' Geride Kalanlar ...''
Category: edebiyat
Posted: Mar 13, 2009 at 6:32 AM
Hani tren usul usul hareket edince...
Hani eller ayrılık hüznüyle, kavuşma heyecanıyla sallanınca...
Hani genzi yakan bir duman ortalığı kaplayınca...
Hani gideni gözünüz görmez olunca artık...
Ve o, içinizde bir yerlerde saklı tuttuğunuz derin nefes, özgürlüğüne kavuşunca...
Ve hani belki iki damla gözyaşı, akmakla akmamak arasında..
Ve hani siz sırtınızı dönerken boş peronlara...
Geride kalan sizsiniz...
.....
Bir padişah sofrası bulursunuz önünüzde...
Zengin...
İçinde bin türlü hüzün...
İçinde özenle hazırlanmış ayrılık lezzetleri...
Ümit ararsınız, bastırmak için acıkan efkarınızı...
Yaşanmış ve yaşanmamış duygular öylesine doldurur ki içinizi, hiçbir yere sığamazsınız...
Kâinatın bütün trenleri geçer gözünüzden ve gönlünüzden...
Hepsinin katili olursunuz bir anda...
.....
Derinlerde bir yerlerde...
Ama hep duyacağınız mesafede...
Yanık türküler söyler birileri...
.....
Sonra oturup bir çay bahçesine...
“Neden gittiler, neden ben kaldım....
” muhasebesi başlar...
.....
“Dünya da virane bir handır aslında...
Gelir ve gider herkes...”
Bazan gidenler üzülür, bazan geride kalanlar...
.....
Gece ve gündüz gibi...
Yaz ve kış gibi...
Bir gülüp, bir ağlamak gibi...
Hiçbir tren, son tren değildir halbuki...
.....
Bir gün “Bir geride kalan...” olarak, hüzünkâr hissederseniz kendinizi...
Bir başka gün her şeyi geride bırakacağınızı düşünün...
Kendinizi bile geride bırakacağınızı düşünün...
Murat BAŞARAN
click to comment
blog post '' HAYAT ''
Category: edebiyat
Posted: Mar 03, 2009 at 9:03 PM
Hayat;
Bir yasam öyküsüne katlanılamayacak kadar' uzun!
Bir gülümseyişe bir kıpırdanışa bir dokunuşa vakit ayıramayacak kadar kısa!

Hayat;
Gerçekleri sırtlayıp taşıyamayacak kadar ağır bir kuşun kanadına konupta
ona bile hissettirmeden uçabilecek kadar hafif!

Hayat;
Her anını dibine kadar yaşamaya çalışmak için nefes nefese koşturmayı göze
alacak kadar dolu.
Bütün yaşadıklarının sadece bir hayal olduklarını hissettirecek kadar boş!

Hayat;
Koskoca ömürde 'bir yalnız gün daha nasıl geçecek şu saatler nasıl bitecek'
diye şikayet edebilecek kadar muamma!
Göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede nihayete erebilecek kadar da basit!

Hayat;
Kendini oluşturan her büyüyü her cazibeyi her rengi yürekleri hoplatacak
kanlarimizi kaynatacak kadar parlak ve güzel! Gözlerimizi acılarla
hüzünlerle ayrılıklarla ölümlerle buluşturduğumuzda sadece 2 renk!
Gri ve siyah!

Hayat;
Her anını tuallere yazılara şiirlere gösterilere döküp sergileyebileceğin
kadar sanat! Tek bir uyanışta görevinin tek bir oyundan ibaret tek bir rol
olduğunu farkedebileceğin kadar da kısır ve monoton!

Hayat;
Senin tek bir 'evet' inle başkalarına bölüştürüp sunabileceğin nefes alıp
verişlerinle 'paylaştırabileceğin' kadar hayret verici ve cömert! Tek bir
'hayır' ınla herşeyi mahvedebileceğin yok edebileceğin kadar da cimri ve
densiz!

Hayat;
Gerçek yaşam öykülerine katlanabilecek gücü bulup buluşturup daha da büyüğünü
oluşturabilecek kadar heybetli ve zor
Herşeyden vazgeçip
'yaşama veda etmeyi isteyecek' kadar da güçsüz ve zayıf!

Hayat;
Sevmeyi bilecek bilmiyorsa öğrenecek tadacak sunacak paylaşacak ....
ve böyle sevgilerle bütün sevgileri çoğaltabilecek kadar anlam'lı...
Nefreti seçip sıçratmak sıçrattıkça da o pisliğe bulaşacak kadar anlam'sız...


Hayat;
Gerçek yaşam öykülerine katlanmaya değecek kadar 'Yaşanmaya değer'

Hayat;
onu kısaltmanın haksızlık olduğunu anlatacak kadar öğretici
Bir daha bulunmayacak yaşanmayacak kadar 'tek'...

Hayat;
Sadece senin dilediğin kadar uzun.! Sadece senin dilediğin kadar kısa..

Uzat ellerini ve tut! Sadece o kadar yakınlıkta!
Tüm uzakları 'yakın' etmek senin hakkın.
Yani Yasama(k) hakkın!

life Pictures, Images and Photos

Profile Comments

Apr 25th, 7:29am
Anonymous User
Jan 23rd, 2:26pm
Her gun biraz daha guzel oluyor sayfan:)
click to comment
Jan 17th, 11:48pm
"Ne beyan-ı hale c�ret,ne figana takatım var.

Ne reca-yı vasla gayret,ne firaka kudretim var."